HUKUKİ UYGULAMA ALANI
Miras hukuku; mirasçılık sıfatının ve miras paylarının belirlenmesinden terekenin tespitine, muris muvazaası ve tenkis davalarından vasiyetname, reddi miras ve miras paylaşımına kadar geniş bir hukuki alanı kapsar.
Miras hukuku; kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının kimlere, hangi oranlarda ve hangi hukuki esaslar çerçevesinde geçeceğini düzenleyen özel hukuk alanıdır.
Miras ilişkileri yalnızca terekenin paylaşılmasından ibaret değildir. Mirasçılık sıfatının belirlenmesi, saklı payların korunması, vasiyetnamelerin geçerliliği, mirasın reddi, murisin sağlığında yaptığı devirlerin hukuki niteliği, tereke borçları ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklar birlikte değerlendirilmelidir.
Büromuz; mirasın paylaşılması, mirasçılık sıfatının ve miras paylarının belirlenmesi, muris muvazaası, tenkis, vasiyetname ve ölüme bağlı tasarruflar, mirasın reddi, tereke işlemleri ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkların çözümü kapsamında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.
Mirasçılık ve Miras Paylarının Belirlenmesi
Miras bırakanın ölümüyle birlikte tereke, kanunda belirtilen esaslar doğrultusunda mirasçılara geçer.
Mirasçıların kim olduğu ve miras paylarının hangi oranlarda belirleneceği;
Altsoy,
Ana ve baba zümresi,
Büyük ana ve büyük baba zümresi,
Sağ kalan eş,
Evlatlık ilişkisi,
Vasiyetname veya miras sözleşmesi
gibi unsurlara göre değişebilir.
Mirasçılık sıfatının ve pay oranlarının doğru belirlenmesi, sonraki tüm tereke ve paylaşım işlemleri bakımından temel önem taşımaktadır.
Veraset İlamı ve Mirasçılık Belgesi
Mirasçılık belgesi, miras bırakanın yasal veya atanmış mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesini sağlayan hukuki belgedir.
Mirasçılık belgesinin alınması; tapu, banka, araç, şirket payı ve diğer tereke unsurlarına ilişkin işlemler bakımından gerekli olabilir.
Belgenin gerçeğe veya hukuki duruma aykırı olduğu iddiası bulunması hâlinde mirasçılık belgesinin iptali veya düzeltilmesine ilişkin hukuki yollar gündeme gelebilir.
Terekenin Tespiti ve Korunması
Miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu malvarlığı değerleri ve borçları terekeyi oluşturur.
Terekeye;
Taşınmazlar,
Banka hesapları,
Araçlar,
Şirket payları,
Menkul kıymetler,
Alacaklar,
Fikrî haklar,
Diğer ekonomik değerler
ile murisin borçları dâhil olabilir.
Terekenin kapsamının tam olarak belirlenemediği veya malvarlığının korunmasına ihtiyaç bulunduğu hâllerde terekenin tespiti ve korunmasına yönelik hukuki yollar değerlendirilebilir.
Mirasın Paylaşılması
Birden fazla mirasçının bulunması hâlinde mirasçılar arasında tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti meydana gelir.
Mirasçılar terekeyi anlaşarak paylaşabilecekleri gibi anlaşmanın sağlanamaması hâlinde yargısal yollarla paylaşım talep edilmesi de mümkündür.
Miras paylaşımında;
Taşınmazların durumu,
Banka ve diğer finansal varlıklar,
Şirket payları,
Murisin borçları,
Mirasçıların pay oranları,
Denkleştirme ve tenkis talepleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Miras Taksim Sözleşmeleri
Mirasçılar, terekenin paylaşımı konusunda anlaşmaları hâlinde miras taksim sözleşmesi düzenleyebilirler.
Bu sözleşmelerde hangi malvarlığı unsurunun hangi mirasçıya bırakılacağı, varsa ödeme ve denkleştirme yükümlülükleri ile tarafların karşılıklı hakları açık biçimde düzenlenmelidir.
Miras taksim sözleşmelerinin şekli ve geçerlilik koşulları, terekenin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Muris Muvazaası Davaları
Muris muvazaası, uygulamada miras hukukunun en sık uyuşmazlık konusu olan alanlarından biridir.
Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış veya başka bir işlem gibi göstermesi hâlinde muris muvazaası iddiası gündeme gelebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda;
Murisin gerçek iradesi,
Devir sırasında ödenen bedel,
Tarafların ekonomik durumları,
Miras bırakan ile taraflar arasındaki ilişkiler,
Devrin yapılma nedeni,
Murisin malvarlığının bütünü,
Yerleşik yargısal ölçütler
birlikte değerlendirilir.
Koşulların bulunması hâlinde tapu kaydının iptali ve miras payları oranında tescili talep edilebilir.
Tenkis Davaları
Miras bırakan, malvarlığı üzerinde belirli ölçüde tasarruf özgürlüğüne sahip olmakla birlikte saklı paylı mirasçıların kanundan doğan hakları bulunmaktadır.
Miras bırakanın yaptığı sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufların saklı payları ihlal etmesi hâlinde tenkis talebi gündeme gelebilir.
Tenkis uyuşmazlıklarında;
Terekenin net değeri,
Tasarruf edilebilir kısım,
Saklı pay oranları,
Miras bırakanın kazandırmaları,
Kazandırmaların tarihleri ve nitelikleri
birlikte değerlendirilerek saklı pay ihlalinin bulunup bulunmadığı belirlenir.
Saklı Pay ve Tasarruf Nisabı
Kanun, belirli mirasçıların miras hakkının bir bölümünü miras bırakanın tasarruflarına karşı koruma altına almaktadır.
Miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği bölüm ile saklı paylı mirasçılara ayrılan bölümün hesaplanmasında terekenin değeri ve kanunda belirtilen oranlar dikkate alınır.
Saklı payın ihlal edildiği durumlarda tenkis davası veya somut işlemin niteliğine göre diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Vasiyetname ve Ölüme Bağlı Tasarruflar
Kişiler, kanunda belirtilen sınırlar ve şekil şartları içerisinde ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılacağına ilişkin düzenlemeler yapabilir.
Bu kapsamda;
Resmî vasiyetname,
El yazılı vasiyetname,
Sözlü vasiyetname,
Miras sözleşmeleri,
Belirli mal bırakma,
Mirasçı atama
gibi ölüme bağlı tasarruflar gündeme gelebilir.
Vasiyetnamenin hazırlanması, saklanması, açılması ve uygulanması süreçlerinde kanunda öngörülen şekil şartları önem taşımaktadır.
Vasiyetnamenin İptali
Bir vasiyetnamenin düzenlenmiş olması her durumda hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez.
Vasiyetnamenin;
Miras bırakanın ehliyetsizliği,
Yanılma,
Aldatma,
Korkutma veya zorlama,
Hukuka veya ahlaka aykırılık,
Kanuni şekil şartlarına uyulmaması
gibi nedenlerle geçersiz olduğu ileri sürülebilir.
Vasiyetnamenin iptali taleplerinde vasiyetnamenin düzenlendiği tarih itibarıyla miras bırakanın durumu ve işlemin yapılış koşulları özellikle önem taşır.
Mirastan Feragat
Miras bırakan ile bir mirasçı arasında yapılacak mirastan feragat sözleşmesiyle mirasçının ileride doğacak miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesi mümkündür.
Feragatin ivazlı veya ivazsız olması ve sözleşmenin içeriği, feragat eden kişinin altsoyunun mirasçılığı üzerinde farklı sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle mirastan feragat sözleşmelerinin hukuki sonuçları sözleşme kurulmadan önce ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Mirasın Reddi
Miras, yalnızca malvarlığı değerlerinden değil, murisin borçlarından da oluşabilir.
Bu nedenle mirasçıların, kanunda belirtilen şartlar ve süreler içerisinde mirası reddetmeleri mümkündür.
Mirasın reddinde;
Ret süresi,
Mirasın öğrenilme tarihi,
Mirasçının terekeye ilişkin işlemleri,
Murisin borca batık olup olmadığı,
Ret işleminin diğer mirasçılara etkisi
birlikte değerlendirilmelidir.
Hükmen Ret
Miras bırakanın ölüm tarihinde borca batıklığının açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması hâlinde kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde mirasın hükmen reddedilmiş sayılması gündeme gelebilir.
Hükmen ret uyuşmazlıklarında özellikle murisin ölüm tarihi itibarıyla aktif ve pasif malvarlığı karşılaştırılarak terekenin borca batık olup olmadığı değerlendirilir.
Miras Sebebiyle İstihkak Davaları
Mirasçı olduğunu ileri süren kişinin tereke malını haksız şekilde elinde bulunduran kişilere karşı miras sebebiyle istihkak talebinde bulunması mümkün olabilir.
Bu uyuşmazlıklarda davacının mirasçılık sıfatı, terekeye ait olduğu ileri sürülen malvarlığı ve karşı tarafın zilyetliğinin hukuki sebebi birlikte değerlendirilir.
Denkleştirme
Miras bırakanın sağlığında bazı mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmalar, miras paylaşımı sırasında denkleştirmeye tabi olabilir.
Özellikle çocuklara veya diğer altsoya yapılan kazandırmaların miras paylarına etkisi bakımından kazandırmanın amacı, niteliği ve miras bırakanın iradesi önem taşır.
Denkleştirme kurumu ile tenkis birbirinden farklı hukuki kurumlar olduğundan somut uyuşmazlık bakımından hangi talebin ileri sürülebileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Mirasta Ortaklığın Giderilmesi
Miras kalan taşınmazların mirasçılar arasında paylaşılması konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.
Taşınmazın niteliğine göre aynen taksim veya satış yoluyla ortaklığın giderilmesi mümkün olabilir.
Bu süreçte miras payları, taşınmazların hukuki ve fiilî durumu ve terekenin bütünü birlikte değerlendirilmelidir.
Miras Kalan Taşınmazlar ve Tapu İşlemleri
Miras bırakan adına kayıtlı taşınmazların mirasçılara intikali için mirasçılık belgesi ve ilgili diğer işlemlerin tamamlanması gerekir.
Miras kalan taşınmazlara ilişkin;
Tapuda intikal,
Paylaşım,
Satış,
Ortaklığın giderilmesi,
Tapu iptal ve tescil,
Muris muvazaası,
Tereke tespiti
gibi hukuki süreçler miras ve gayrimenkul hukuku hükümleri birlikte değerlendirilerek yürütülmektedir.
Miras Kalan Şirket Payları
Miras bırakanın şirket ortağı olması hâlinde şirket paylarının mirasçılara geçişi, şirket türüne ve şirket sözleşmesine göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu kapsamda şirket paylarının intikali, mirasçıların ortaklık statüsü, payların değeri, şirket sözleşmesindeki düzenlemeler ve diğer ortakların hakları birlikte değerlendirilir.
Miras Uyuşmazlıklarında İhtiyati Tedbir
Miras uyuşmazlığı devam ederken taşınmazların veya diğer tereke unsurlarının üçüncü kişilere devredilmesi, uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Somut olayın koşullarının bulunması hâlinde tereke veya dava konusu malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.
Tedbir talebinin hukuki sebebi, dava konusu hak ve mevcut risk somut şekilde ortaya konulmalıdır.
Miras Hukukuna Yaklaşımımız
Miras uyuşmazlıklarında yalnızca mirasçılık belgesindeki pay oranlarının bilinmesi çoğu zaman yeterli değildir.
Miras bırakanın yaşamı boyunca gerçekleştirdiği malvarlığı devirleri, vasiyetnameler, banka hareketleri, tapu kayıtları, tereke borçları, mirasçıların hukuki statüsü ve taraflar arasındaki işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle miras hukukundaki yaklaşımımız; terekenin kapsamının belirlenmesi, mirasçıların ve paylarının tespiti, murisin önceki işlemlerinin hukuki yönden incelenmesi, saklı pay ve ölüme bağlı tasarrufların değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın niteliğine uygun hukuki yolun belirlenmesi esasına dayanmaktadır.
Her miras uyuşmazlığı; terekenin yapısı, mirasçıların hukuki statüsü, murisin tasarrufları, ilgili belgeler ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrı olarak değerlendirilir.
