HUKUKİ UYGULAMA ALANI
Yabancılar, göçmenler ve uluslararası koruma hukuku; Türkiye’ye giriş ve yasal kalıştan ikamet ve çalışma izinlerine, sınır dışı ve idari gözetim işlemlerinden giriş yasakları, tahdit kodları, uluslararası koruma ve vatandaşlık süreçlerine kadar yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünü etkileyen geniş bir alanı kapsar.
Yabancılar, göçmenler ve uluslararası koruma hukuku; yabancıların Türkiye’ye girişinden ülkede yasal olarak kalmasına, ikamet ve çalışma izinlerinden sınır dışı işlemlerine, idari gözetimden uluslararası koruma başvurularına kadar geniş bir hukuki alanı kapsamaktadır.
Bu alandaki işlemler yalnızca idari başvurulardan ibaret değildir. Yabancının Türkiye’deki hukuki statüsü, vatandaşlığı, ülkeye giriş şekli, ikamet durumu, çalışma hakkı, aile bağları, hakkında tesis edilen idari işlemler ve geri gönderilmesi hâlinde karşılaşabileceği riskler birlikte değerlendirilmelidir.
Büromuz; ikamet ve çalışma izinleri, ikamet izni ret ve iptal işlemleri, sınır dışı etme kararları, idari gözetim, geri gönderme merkezi süreçleri, Türkiye’ye giriş yasakları, tahdit kodları, uluslararası koruma, geçici koruma, vatandaşlık işlemleri ve yabancıların Türkiye’de karşılaştığı diğer hukuki uyuşmazlıklar kapsamında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.
İKAMET İZİNLERİ
Türkiye’de vize veya vize muafiyetinin sağladığı süreden daha uzun süre kalmak isteyen yabancıların, kanunda öngörülen istisnalar dışında ikamet izni almaları gerekebilir.
Yabancının hangi ikamet iznine başvurabileceğinin belirlenmesinde Türkiye’de bulunma amacı ve kişisel hukuki durumu dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda;
Kısa dönem ikamet izni,
Aile ikamet izni,
Öğrenci ikamet izni,
Uzun dönem ikamet izni,
İnsani ikamet izni,
İnsan ticareti mağduru ikamet izni,
İkamet izni uzatma başvuruları,
İkamet izni türleri arasında geçiş
konularında hukuki değerlendirme ve danışmanlık sunulmaktadır.
KISA DÖNEM İKAMET İZNİ
Türkiye’de belirli amaçlarla bulunmak isteyen yabancılar bakımından kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde kısa dönem ikamet izni gündeme gelebilir.
Başvurunun değerlendirilmesinde yabancının Türkiye’de kalış amacı, adres bilgileri, ekonomik durumu, seyahat belgeleri ve başvuru sebebini destekleyen diğer belgeler önem taşımaktadır.
İkamet izni başvurusunun yalnızca şekli olarak yapılması yeterli olmayıp, yabancının başvuru sebebini somut ve tutarlı biçimde ortaya koyması gerekebilir.
AİLE İKAMET İZNİ
Türk vatandaşlarının veya kanunda belirtilen statülere sahip yabancıların yabancı eşleri ve belirli aile üyeleri bakımından aile ikamet izni gündeme gelebilir.
Bu izin türünde;
Destekleyicinin hukuki statüsü,
Aile bağının gerçekliği,
Gelir durumu,
Sağlık sigortası,
Adres ve barınma koşulları,
Kanunda belirtilen diğer şartlar
birlikte değerlendirilir.
Aile ikamet izninin reddi, iptali veya uzatılmaması hâlinde ilgili idari işlemin hukuka uygunluğu ayrıca incelenebilir.
ÖĞRENCİ İKAMET İZNİ
Türkiye’de yükseköğretim veya kanunda belirtilen diğer eğitim programlarında öğrenim gören yabancılar bakımından öğrenci ikamet izni düzenlenebilir.
Öğrencinin eğitim kurumuyla ilişkisinin devam etmesi, kayıt durumu ve eğitim amacıyla Türkiye’de bulunma koşulları izin sürecinde önem taşır.
Eğitimin sona ermesi, kayıt durumunun değişmesi veya izin koşullarının ortadan kalkması yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünü etkileyebilir.
UZUN DÖNEM İKAMET İZNİ
Türkiye’de uzun süredir yasal olarak yaşayan yabancılar bakımından kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde uzun dönem ikamet izni gündeme gelebilir.
Bu izin türünde Türkiye’de geçirilen yasal süre, sosyal yardım durumu, gelir, sağlık sigortası ve kamu düzeni veya kamu güvenliği yönünden değerlendirme yapılabilir.
Uzun dönem ikamet izninin şartları diğer ikamet izinlerinden farklı olduğundan yabancının geçmiş ikamet kayıtlarının bütün olarak incelenmesi önem taşır.
İNSANİ İKAMET İZNİ
Kanunda belirtilen istisnai durumların varlığı hâlinde yabancı hakkında diğer ikamet izni türlerinin genel şartlarından bağımsız veya farklı biçimde insani ikamet izni gündeme gelebilir.
Özellikle kişinin Türkiye’den ayrılmasının fiilen veya hukuken mümkün olmaması, çocuğun üstün yararı veya diğer insani nedenlerin bulunması durumunda somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İnsani ikamet izni otomatik bir hak olarak değil, kanunda düzenlenen özel koşullar çerçevesinde ele alınmaktadır.
İKAMET İZNİ BAŞVURUSUNUN REDDİ
İkamet izni başvurusunun reddedilmesi yabancının Türkiye’deki yasal kalışını doğrudan etkileyebilir.
Ret kararlarında;
Kararın hukuki gerekçesi,
Yabancının başvuru koşullarını taşıyıp taşımadığı,
Sunulan belgeler,
Türkiye’deki aile ve sosyal bağlar,
İdarenin değerlendirmesinin somut verilere dayanıp dayanmadığı
incelenmelidir.
Ret kararının tebliğiyle birlikte hukuki başvuru süreleri başlayabileceğinden kararın gecikmeden değerlendirilmesi önem taşır.
İKAMET İZNİNİN İPTALİ VE UZATILMAMASI
Daha önce verilmiş bir ikamet izninin iptal edilmesi veya süresinin uzatılmaması da yabancının hukuki statüsü üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir.
İptal veya uzatmama kararında izin şartlarının gerçekten ortadan kalkıp kalkmadığı ve idari işlemin kanuni gerekçelerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Somut olayın özelliklerine göre idari başvuru veya yargısal yollar gündeme gelebilir.
ÇALIŞMA İZİNLERİ
Türkiye’de çalışmak isteyen yabancıların, kanunda belirtilen istisnalar dışında çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti almaları gerekir.
Çalışma izinleri bakımından;
Süreli çalışma izni,
Süresiz çalışma izni,
Bağımsız çalışma izni,
Turkuaz Kart,
Çalışma izni uzatma işlemleri,
Çalışma izni muafiyetleri
gibi farklı hukuki statüler gündeme gelebilir.
Çalışma izni başvurusunda yabancının mesleği, işverenin hukuki ve mali durumu, işin niteliği ve ilgili sektöre özgü değerlendirme kriterleri birlikte ele alınmaktadır.
ÇALIŞMA İZNİ REDDİ VE İPTALİ
Çalışma izni başvurusunun reddedilmesi veya mevcut çalışma izninin iptal edilmesi yabancının hem çalışma hem de bazı durumlarda Türkiye’deki ikamet statüsü üzerinde sonuç doğurabilir.
Bu tür işlemlerde;
Ret veya iptal gerekçesi,
İşverenin başvuru koşulları,
Yabancının mesleki yeterliliği,
Sektörel kriterler,
Sunulan belgeler,
İdari işlemin mevzuata uygunluğu
birlikte değerlendirilmelidir.
İZİNSİZ ÇALIŞMA VE İDARİ YAPTIRIMLAR
Gerekli çalışma izni veya muafiyeti bulunmaksızın çalışan yabancılar ve onları çalıştıran işverenler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir.
İzinsiz çalışma aynı zamanda yabancının göç hukuku statüsü bakımından da sonuç doğurabileceğinden çalışma ve ikamet statülerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İdari para cezaları ve diğer işlemlerin hukuki dayanakları somut olay üzerinden incelenmektedir.
SINIR DIŞI ETME KARARLARI
Yabancılar hukukunda kişinin temel haklarına en doğrudan müdahalelerden biri sınır dışı etme kararıdır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda belirtilen koşulların bulunması hâlinde yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınabilir.
Bu kapsamda;
Yasal kalış hakkının ihlali,
Sahte veya gerçeğe aykırı belge kullanıldığı iddiası,
Kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçeleri,
İzinsiz çalışma,
Vize veya ikamet ihlalleri,
Uluslararası koruma statüsüyle bağlantılı durumlar,
Kanunda belirtilen diğer sınır dışı sebepleri
somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.
Bir sınır dışı sebebinin ileri sürülmüş olması tek başına kişinin mutlaka sınır dışı edilebileceği anlamına gelmez.
SINIR DIŞI KARARINA İTİRAZ VE İPTAL DAVALARI
Yabancı hakkında verilen sınır dışı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa kanunda öngörülen süre ve usuller içerisinde yargı yoluna başvurulabilir.
Bu süreçte;
Sınır dışı kararının gerekçesi,
Yabancının Türkiye’deki hukuki statüsü,
Aile ve özel hayatı,
Türkiye’de geçirdiği süre,
Gönderileceği ülkedeki koşullar,
Sağlık durumu,
Uluslararası koruma ihtiyacı,
Geri gönderme yasağı
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu tür işlemlerde başvuru sürelerinin kısa ve özel nitelikte olabilmesi nedeniyle kararın tebliğ tarihi önem taşımaktadır.
GERİ GÖNDERME YASAĞI
Yabancılar hukukunun temel ilkelerinden biri, kişinin yaşamı veya vücut bütünlüğü bakımından ciddi risk altında bulunacağı bir ülkeye gönderilmemesidir.
Yabancının gönderileceği ülkede;
Ölüm cezası,
İşkence,
İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele,
Ciddi zulüm,
Yaşam veya özgürlüğe yönelik ağır tehdit
riski bulunup bulunmadığı bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Bu değerlendirme yalnızca yabancının vatandaşı olduğu ülkenin genel koşullarına değil, kişinin kendisine özgü risklere de dayanmalıdır.
GERİ GÖNDERME MERKEZLERİ
Sınır dışı işlemleri kapsamında idari gözetim altına alınan yabancılar geri gönderme merkezlerinde tutulabilir.
Geri gönderme merkezinde bulunmak kişinin hukuki başvuru haklarını ortadan kaldırmaz.
Bu süreçte;
Sınır dışı kararının incelenmesi,
İdari gözetimin hukuki dayanağı,
Avukata erişim,
Dosya ve kararların incelenmesi,
İdari gözetime itiraz,
Uluslararası koruma talepleri,
Sağlık ve özel ihtiyaçların bildirilmesi
gibi işlemler gündeme gelebilir.
İDARİ GÖZETİM KARARLARI
Sınır dışı edilmek üzere yabancı hakkında idari gözetim kararı verilmesi, kişinin özgürlüğünü doğrudan sınırlayan bir tedbirdir.
Bu nedenle idari gözetim;
Kanuni bir sebebe dayanmalı,
Somut olay bakımından gerekli olmalı,
Ölçülü olmalı,
Kanunda öngörülen usulle düzenli olarak gözden geçirilmelidir.
İdari gözetimin devamını gerektiren koşulların ortadan kalkması hâlinde gözetimin sona erdirilmesi veya kanunda düzenlenen alternatif yükümlülüklerin uygulanması gündeme gelebilir.
İDARİ GÖZETİME İTİRAZ
İdari gözetim altında bulunan yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı tarafından idari gözetim kararına karşı kanunda öngörülen yargısal başvuru yolları kullanılabilir.
İtiraz kapsamında;
Kaçma veya kaybolma riskinin bulunup bulunmadığı,
Kamu düzeni veya güvenliği gerekçesinin somutluğu,
Yabancının sabit adresi,
Aile bağları,
Sağlık durumu,
Alternatif tedbirlerin yeterli olup olmadığı
değerlendirilebilir.
İdari gözetim ile sınır dışı kararı birbirinden ayrı hukuki işlemler olduğundan her iki işlemin de kendi hukuki koşulları bakımından ayrıca incelenmesi gerekir.
İDARİ GÖZETİME ALTERNATİF YÜKÜMLÜLÜKLER
İdari gözetimin zorunlu olmadığı veya daha hafif tedbirlerle aynı amaca ulaşılabildiği durumlarda kanunda öngörülen alternatif yükümlülükler gündeme gelebilir.
Bu kapsamda;
Belirli bir adreste ikamet,
Bildirim yükümlülüğü,
Aile temelli geri dönüş,
Geri dönüş danışmanlığı,
Kamu yararına hizmet,
Teminat,
Elektronik izleme
gibi tedbirlerin uygulanması mümkün olabilir.
Hangi tedbirin uygulanacağı yabancının kişisel durumu ve somut risk değerlendirmesine göre belirlenmelidir.
TÜRKİYE'YE GİRİŞ YASAĞI
Yabancılar hakkında belirli koşullar altında Türkiye’ye giriş yasağı uygulanabilir.
Giriş yasağının hukuki sonuçları yabancının belirli bir süre Türkiye’ye giriş yapamamasına yol açabilir.
Bu işlemlerde;
Giriş yasağının gerekçesi,
Süresi,
Yabancının Türkiye’deki aile ve ticari bağları,
Daha önceki vize ve ikamet ihlalleri,
Kamu düzenine ilişkin kayıtlar,
Mevcut tahdit kodları
birlikte değerlendirilmelidir.
TAHDİT KODLARI
Yabancıların Türkiye’ye giriş, ülkede kalış veya sınır dışı işlemleri sırasında idari sistemlerde farklı tahdit kodları oluşturulabilir.
Bir tahdit kodunun bulunması;
Türkiye’ye girişin engellenmesine,
Vize veya ikamet başvurusunun etkilenmesine,
Sınır dışı işlemlerinin uygulanmasına,
İdari gözetim sürecine
etki edebilir.
Tahdit kodunun hangi hukuki ve fiilî gerekçeyle oluşturulduğu belirlenmeden yalnızca kod üzerinden hukuki sonuca ulaşmak doğru değildir.
Bu nedenle kodun dayanağındaki idari işlemin ve dosya kayıtlarının incelenmesi gerekir.
DEPORT VE GİRİŞ YASAĞININ KALDIRILMASINA İLİŞKİN İŞLEMLER
Uygulamada “deport” olarak ifade edilen işlemler, sınır dışı kararı, giriş yasağı ve tahdit kayıtları gibi birden fazla idari işlemi kapsayabilir.
Bu nedenle kişinin Türkiye’ye yeniden giriş imkânı değerlendirilirken yalnızca sınır dışı edilmiş olup olmadığı değil;
Hakkındaki giriş yasağı,
Tahdit kodları,
Sınır dışı gerekçesi,
Vize ihlalleri,
Türkiye’deki aile veya çalışma ilişkileri
birlikte incelenmelidir.
Somut durumun niteliğine göre idari başvuru veya dava yolu gündeme gelebilir.
ULUSLARARASI KORUMA HUKUKU
Vatandaşı olduğu veya daha önce yaşadığı ülkeye dönmesi hâlinde zulüm veya ciddi zarar riskiyle karşılaşacağını ileri süren yabancılar bakımından uluslararası koruma hükümleri gündeme gelebilir.
Uluslararası koruma başvurularında kişinin ülkesinden ayrılma nedeni ve geri dönmesi hâlinde karşılaşacağı risk bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Türkiye'deki uluslararası koruma sistemi kapsamında;
Mülteci,
Şartlı mülteci,
İkincil koruma
statüleri ayrı hukuki koşullara tabidir.
MÜLTECİ STATÜSÜ
Kanunda belirtilen koşulları taşıyan ve Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle zulüm korkusu taşıyan kişiler bakımından mülteci statüsü gündeme gelebilir.
Başvurunun değerlendirilmesinde kişinin;
Irkı,
Dini,
Tabiiyeti,
Belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti,
Siyasi düşüncesi
nedeniyle zulüm görme konusunda haklı bir korkusunun bulunup bulunmadığı incelenir.
ŞARTLI MÜLTECİ STATÜSÜ
Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar nedeniyle benzer nitelikte zulüm korkusu yaşayan kişiler bakımından kanunda öngörülen koşullarda şartlı mülteci statüsü gündeme gelebilir.
Statü değerlendirmesinde kişinin bireysel anlatımı, ülkedeki koşullar ve sunulan diğer bilgi ve belgeler birlikte ele alınmalıdır.
İKİNCİL KORUMA
Mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen bir yabancının ülkesine gönderilmesi hâlinde ciddi zarar riskiyle karşılaşması durumunda ikincil koruma gündeme gelebilir.
Bu kapsamda;
Ölüm cezası veya infaz riski,
İşkence veya insanlık dışı muamele,
Uluslararası veya ülke içi silahlı çatışmalardan kaynaklanan ciddi bireysel tehdit
gibi durumlar değerlendirilebilir.
ULUSLARARASI KORUMA BAŞVURUSUNUN REDDİ
Uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesi hâlinde yabancının başvurusunun neden reddedildiği ve kararın somut gerekçelere dayanıp dayanmadığı incelenmelidir.
Bu süreçte;
Kişisel mülakat kayıtları,
Başvurucunun beyanları,
Menşe ülke bilgileri,
Sunulan belgeler,
Geri gönderilme hâlinde ortaya çıkabilecek riskler
birlikte değerlendirilir.
Karara karşı uygulanabilecek idari veya yargısal başvuru yolları, kararın niteliğine göre belirlenmektedir.
KABUL EDİLEMEZ BAŞVURU VE HIZLANDIRILMIŞ DEĞERLENDİRME
Uluslararası koruma başvurularının bazıları kanunda belirtilen koşullar altında kabul edilemez başvuru olarak değerlendirilebilir veya hızlandırılmış usule tabi tutulabilir.
Bu kararlar yabancının başvurusunun esasına ilişkin inceleme biçimini doğrudan etkileyebileceğinden, kararın hukuki koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca incelenmelidir.
GEÇİCİ KORUMA
Kitlesel olarak Türkiye sınırlarına gelen ve ülkelerine geri dönemeyen kişiler bakımından geçici koruma rejimi uygulanabilir.
Geçici koruma kapsamındaki kişilerin;
Kayıt işlemleri,
İkamet ve seyahat yükümlülükleri,
Sağlık ve eğitim hizmetleri,
Çalışma hakları,
İl değişikliği,
Statünün sona ermesi veya iptali
gibi konularda özel düzenlemelere tabi olmaları mümkündür.
ULUSLARARASI KORUMA ALTINDAKİ KİŞİLERİN HAKLARI
Uluslararası koruma başvuru sahipleri ve statü sahiplerinin Türkiye’de bulundukları süre içerisinde kanundan doğan çeşitli hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır.
Bu kapsamda eğitim, sağlık, sosyal yardım, çalışma, ikamet ve bildirim yükümlülükleri yabancının hukuki statüsüne göre farklılaşabilir.
Statünün yanlış belirlenmesi veya yükümlülüklerin ihlal edilmesi kişinin sonraki hukuki durumunu etkileyebilir.
YABANCILARIN TÜRK VATANDAŞLIĞI BAŞVURULARI
Yabancıların kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde Türk vatandaşlığını kazanması mümkün olabilir.
Vatandaşlığın kazanılması bakımından;
Genel yolla vatandaşlık,
Türk vatandaşıyla evlilik,
İstisnai vatandaşlık,
Evlat edinme,
Yeniden vatandaşlığın kazanılması
gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Her vatandaşlık türünün koşulları farklı olduğundan başvuru yapılmadan önce kişinin hangi hukuki rejime tabi olduğunun belirlenmesi önem taşımaktadır.
VATANDAŞLIK BAŞVURUSUNUN REDDİ
Vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi hâlinde ret gerekçesinin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin kanuni sınırlar içerisinde kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilebilir.
Vatandaşlık işlemleri idari işlem niteliği taşıdığından somut olayın özelliklerine göre idari yargı yolları gündeme gelebilir.
YABANCILARIN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNMESİ
Yabancı gerçek kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmeleri vatandaşlık, ülke, taşınmazın bulunduğu bölge ve mevzuatta öngörülen diğer sınırlamalara tabi olabilir.
Taşınmaz edinimlerinde;
Tapu kayıtları,
Satış sözleşmeleri,
Taşınmaz üzerindeki takyidatlar,
Yabancıların edinimine ilişkin sınırlamalar,
Vergi ve harç yükümlülükleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Taşınmaz ediniminin vatandaşlık başvurusu amacıyla yapılması hâlinde ayrıca ilgili vatandaşlık ve yatırım düzenlemeleri göz önünde bulundurulmalıdır.
YABANCILARIN ŞİRKET KURULUŞU VE TİCARİ FAALİYETLERİ
Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye’de şirket kurmaları, şirkete ortak olmaları veya ticari faaliyette bulunmaları mümkündür.
Bu kapsamda;
Şirket kuruluşları,
Pay devirleri,
Yönetici ve müdürlük işlemleri,
Vergi ve ticaret sicili işlemleri,
Yabancı ortakların çalışma izinleri,
Ticari sözleşmeler
hukuki açıdan değerlendirilmektedir.
Şirket ortağı olmanın her durumda yabancıya otomatik çalışma hakkı sağlamadığı gözetilmelidir.
YABANCILARIN AİLE HUKUKU UYUŞMAZLIKLARI
Taraflardan birinin yabancı olduğu evlilik, boşanma, velayet ve nafaka uyuşmazlıklarında milletlerarası özel hukuk kuralları gündeme gelebilir.
Bu kapsamda;
Türkiye’de boşanma,
Yabancı eşten boşanma,
Velayet,
Nafaka,
Mal rejimi,
Uluslararası çocuk kaçırma uyuşmazlıkları,
Yabancı ülke mahkeme kararlarının etkisi
gibi konular ayrıca değerlendirilmelidir.
YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFİZİ
Yabancı ülkelerde verilen mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kararın niteliğine göre tanıma veya tenfiz süreci gerekebilir.
Bu kapsamda özellikle;
Boşanma kararları,
Nafaka kararları,
Velayet kararları,
Ticari ve alacak kararları
bakımından yabancı mahkeme kararının kesinleşmesi, savunma hakkı ve kamu düzeni gibi hususlar incelenir.
YABANCILARIN CEZA SORUŞTURMALARIYLA BAĞLANTILI GÖÇ HUKUKU İŞLEMLERİ
Bir yabancının ceza soruşturması veya mahkûmiyetle karşılaşması, göç hukuku bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.
Ceza soruşturması kapsamında;
Kamu düzeni değerlendirmesi,
Sınır dışı kararı,
İdari gözetim,
Tahdit kodu,
Türkiye’ye giriş yasağı
gibi işlemler gündeme gelebilir.
Bir ceza soruşturmasının bulunması ile yabancı hakkında uygulanacak göç hukuku tedbirleri birbirinden ayrı hukuki koşullara tabi olduğundan iki sürecin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İDARİ YARGIDA YABANCILAR HUKUKU DAVALARI
Göç İdaresi ve diğer kamu kurumları tarafından yabancılar hakkında tesis edilen birçok işlem idari işlem niteliğindedir.
Bu kapsamda;
İkamet izni ret ve iptal kararları,
Giriş yasağı işlemleri,
Tahdit kodları,
Vatandaşlık işlemleri,
Bazı çalışma ve diğer idari izin işlemleri
bakımından idari başvuru veya iptal davası gündeme gelebilir.
İdari işlemlerde dava süresinin başlangıcı ve görevli mahkemenin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.
ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU
Yabancılar hukukunda sınır dışı, idari gözetim veya diğer kamu işlemlerinin temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği ileri sürüldüğünde, olağan başvuru yollarının tüketilmesinden sonra koşulları bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir.
Özellikle;
Yaşam hakkı,
Kötü muamele yasağı,
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı,
Aile hayatına saygı hakkı,
Etkili başvuru hakkı
bakımından ihlal iddiaları değerlendirilebilir.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ BAŞVURULARI
İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra yabancının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiği ileri sürülüyorsa şartları mevcutsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru gündeme gelebilir.
Özellikle sınır dışı işlemlerinde kişinin gönderileceği ülkede işkence veya kötü muamele riski bulunup bulunmadığı uluslararası insan hakları hukuku bakımından önem taşımaktadır.
YABANCILAR, GÖÇMENLER VE ULUSLARARASI KORUMA HUKUKUNA YAKLAŞIMIMIZ
Yabancılar hukukunda tek bir idari işlem kişinin Türkiye’deki bütün hukuki statüsünü etkileyebilir.
İkamet izninin reddi, giriş yasağı, tahdit kodu, sınır dışı kararı veya idari gözetim birbirinden bağımsız görünse de uygulamada aynı dosya içerisinde birbirini etkileyen sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle yabancılar hukuku dosyalarında yaklaşımımız; kişinin Türkiye’ye girişinden itibaren hukuki geçmişinin incelenmesi, mevcut göç statüsünün belirlenmesi, hakkında tesis edilen idari işlemlerin ve dayanaklarının değerlendirilmesi, temel haklara yönelik risklerin tespit edilmesi ve idari veya yargısal başvuru yollarının somut dosyaya göre belirlenmesi esasına dayanmaktadır.
Özellikle sınır dışı ve idari gözetim dosyalarında işlemlerin kişi özgürlüğü, aile hayatı, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı üzerindeki etkileri de gözetilmektedir.
Her yabancılar ve uluslararası koruma dosyası; yabancının vatandaşlığı, Türkiye’deki hukuki statüsü, aile ve sosyal bağları, hakkında verilmiş idari kararlar, gönderileceği ülkedeki koşullar ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrı olarak değerlendirilir.
